***BİR DÜŞ PERİSİNE ŞİİRLER***

20.5.2009 - Şiirlerim Var Bir Simit Parasına

Omzunda eskimiş deri çantası
Her kuşluk vakti
Ağır aksak adımlardı sokağı
Fırıncı Ziya’dan ilk simitleri
Büfeci Sefa’dan sabah postasını alırdı

Kıstırırken gazeteyi koltuk altına
Kaldırıp başını tebüssümle bakardı
Geçen mayıs geçmedi bir sabah
Öğlen üzeri verildi salası

Son vasiyetiydi bana şair İsmet’in
Aynı yerde açıyorum tezgâhını
Buyurunuz efendim!
Bir simit parasına şiirlerim var
Martılar aç,insanlar sevgisiz kalmamalı.

*Yaşam dediğin bir tebessümden ibarettir,koşulsuz sevmektir aslolan.Şiir sevgidir,aşktır."

1 Kişi Yorumlamış *** Sizde Yorumlayın *** Kalıcı Bağlantı


19.5.2009 - Eros’un Okları


Seni seviyorum nidalarıyla
kim yaklaşmaya çalışıyorsa yanıma,
püskürtme teknikleri keşfediyordum
hiç üşenmeden uyguluyordum sonra.

“Aşk iki kişinin ortak yalnızlığı paylaşmasıydı nasıl olsa”

yanmak vardı mirim işin ucunda
öyle böyle değildi hem
bir gülüşe aldanıp körü körüne
ya da takılıp bir göz süzüşe,
yatmak ayrılık ertesi zindanlarında.

“Hiç çıkmamak muhtemelen koyardı da adama”

işte bu yüzden ırak yeğdi,
Çoğu zaman yakından
Hem, kim çekecekti onca cefayı
Kuytularda bekleştim yıllar yılı
Sessiz, kulak kirişte kıpırdamadan.

"Sis buluttan ağırdı fikrimce o günlerde,
aşk’ın pembe hali külliyen kuyruklu yalan”

sessizliği karıştırıyordum
kale surlarımın harcına
ne top işliyordu, ne tüfek
evvelden gelen anlatıya göre,
sert bir harpti ya, aşk denen o cenk.

kolaydı ilk başlarda direnmek,
uzak tutmak ateşi yüreğin zırhından
görmek için bakmamışlığın rahatlığında
ya gözünün üstünde kaşı vardı hepsinin,
ya da, iyi öpemiyorlardı çatlamış dudağımdan.

ta ki, çıkana dek karşıma o afet-i devran
Sonrasında ne kale kaldı, ne sur, ne siper, ne kalkan
kabul inandım
gerçek aşk varmış
ve yediğinde o ilk oku,
neye uğradığını şaşırıyormuş insan.

anladık ıskalama lüksün yokmuş Eros
yazmışsa insanın alnına bir defa Yaradan
iyi de, kevgire çevirdin be kardeşim,
yeter, el aman….

İlker PAMUKÇU

yok Kişi Yorumlamış *** Sizde Yorumlayın *** Kalıcı Bağlantı


19.5.2009 - Yaşam Üzerine

Körsen, sağır ve topal
Böl topla, çarp, çıkar
Ne kaldı elde
Hüzün değil mi?

Zor…

Varsın olsun bir yanda
O’da lazım bu yolda
Takılma sen bunlara
Yaşam eğimli yol



Ekle, birleştir, tümle
Birbirine düğümle
Ne var şimdi elinde
Neşe değil mi?

Nefis...

Makbulken bu haliyle
Uğraşma karesiyle
Her daim gülümse
Nasılsa öleceğiz...


İlker PAMUKÇU
*Çocuk Yanınızı Kaybetmeyiniz*
yok Kişi Yorumlamış *** Sizde Yorumlayın *** Kalıcı Bağlantı


19.5.2009 - İnsan Biriktirmek Gerek

İhtimal vermediğim yerden kırıldı
Yüreğimin fay hattı
İnsan biriktirdiğimi sandığım o cenahtan
En yumuşak yerimden yani
Hayret!
Bu nasıl ağır bir acı.

Kapitalist düzenin babaları
Tapınmanız bittiğinde paraya
İşte o zaman anlayacaksınız
O değildir gerçek Tanrı

Basmamak için ipek halılarınıza
Yürümüyorken yanınızda
İnadına vuruyorum suratınıza
Zira benim ellerim,
Sizin vicdanınız nasırlı

"Bazen ne kadar konuşsam
O kadar susmak istiyorum"

Söylemeden edemiyorum
Hangi paranız satın alabilir
Candan bir tebessümü
Yani bir güzel söz kaça gidiyor bu ara?
Kuru ekmeğe soğan banmışlığınız var mı?

Topunuz girip kol kola
Yıkmak için benliğimi
Önde dalkavuklarınız
Defalarca saldırdınız
Santim kımıldamadım yerimden
Köklerim sağlamdır
Boşa çıkarmam ondandır çabalarınızı

Ey, paraya tapan ağalar!
Yekününüz kaç okka eder
Hakk meclisinde?
Ya, eşek yüküyle istif paranız
Kurtarır mı hesabınızı?

Ben besmelesiz ekmek kırmazken
Siz fütursuzca adam doğrarsınız
Beyhude işler bunlar
Kesmez kılıçlarınız başımı

Kaldıysa bir nebze vicdanınız
İnsan biriktiriniz beyler
Paraya tapınmaktan vazgeçin
O değildir asıl Tanrı...

İlker PAMUKÇU
yok Kişi Yorumlamış *** Sizde Yorumlayın *** Kalıcı Bağlantı


19.5.2009 - Mardin’in Solgun Gülleri

Mardin’in Solgun Gülleri -I-

Annem...
Gül kokulum,
Ağlayarak uyandım bu sabah,
Yastığım ıslak,gözlerim buğulu.
__Anne!...Anne!...diye bağırdım.
Niye cevap vermedin annem?
Nasıl öldü derim sana?


Bugün şaçlarımı ören olmadı,
Biliyor musun?
En son pişirdiğin ekmeğin kırıntılarını yedim,
Boş boş...
Düştüm okul yoluna.
Yetim diyorlar bana, o ne ki?
Nerdesin annem?


Sana nasıl öldü derim?
Saçlarının kokusu duruyor yastığında,
Kıyafetlerine sarılıp ağlıyorum.
Bugün gibi kokuyorlar,taptaze...
Zayıf bedenimi dik tutmaya çalışıyorum.
Ağlamıyorum başkalarının yanında.
Ve merak etme annem,
Emanetlerine iyi bakıyorum.

Zeynep uyuyamıyor geceleri,
Konuşamıyor, hasretin onu da zorluyor
Annem yokluğun çok zor...
Yüreğim küçük daha,
Acını taşıyamıyorum,
Yüzüm gülmüyor....

Anneler günüymüş bu pazar,
Herkes sarılacak,hediyeler verecek annesine,
Bense kara toprağa sarılacağım ANNE diye
Bir gelincik getireceğim sana hediye,
Annem...
Yandı içimde bir yerler.
Söndüremiyorum....

Çok erken oldu vedan,
Genceciktin sen annem...
Nasıl unuturum acını,
Ne derim Zeynebine,badem gözlüne?
Söyle annem;
Abla annem nerde derse ne derim?
Ben bu yükü nasıl kaldırayım annem?

Ne olur gel gittiğin o kara geceyle,
Dua et benim gibi,
Bıraksın Rabbim seni bize.
Kara gözlü annem...
Toprak soğuk,toprak sert,
Korkma annem,yalnız değilsin
Yüreğimi gönderiyorum sana....

Dün en sevdiğin battaniyeni getirdim mezarına,
Üşüme diye
Örttüm toprağını,
Geceler ayaz hâlâ
Taşlar dizdim kenarlarına
Rüzgar götürmesin diye,
Canım annem iyice sarın,üşütme oralarda....

Yarın gelirim gelinciğimi de alıp,
Yumarım gözlerimi yine,
Ninni söylersin bana,duyarım...
Biliyorum çok uzaklardasın
Ama senin kalbin de bizde,
Canım annem,
Yüzün cennetin en güzel gülü olsun
Melekler de kutluyordur seni annem,
Anneler günün kutlu olsun......

Perihan ŞİMŞEK
--------------------------------------------

Mardin’in Solgun Gülleri -II-

Kim bilir nasıl olacak böyle
Kim saracak annem bizi sen gibi,
Kim kucaklayacak söyle!
Ellerim yanıyor anne
Dua’ya açtığım ellerim yanıyor,
Boğuluyorum gözyaşımın selinde

Anne meraklanma sen
Meraklanma anne
Dimdik duracağım, okuyacağım
Yıkılmayacağım bu cahillik içinde
Okuyup avukat olacağım anne

Hala kızıyla konuştuk,
Öğretmen olacakmış o’da anne
Emmi oğlu doktorluk istiyor
Zeliha ah! Zeliha ölmeseydi mühendis
Ama anne, Zeliha daha küçüktü,küçücüktü
Zeliha nergis

İnadına anne,inadına okuyacağız
Kimseler ölmesin,öldürülmesin,
Zeliha’lar da gün görsün diye
Sen rahat uyu kınalı annem
Direneceğiz,direnerek büyüyeceğiz biz
Cehaleti bitirmek için elele
Söz sana ,söz işte
Adam gibi adam olacağız bu memlekette...


İlker PAMUKÇU

yok Kişi Yorumlamış *** Sizde Yorumlayın *** Kalıcı Bağlantı


7.5.2009 - Orhan VELİ Yaşıma Veda

" Şimdi size söyleyeyim. Mesela benim bavulumda neler var. Bir defa tabii Orhan Veli var. Öyle sanıyorum ki Orhan Veli bizim en güzel şairlerimizden biri. Çok genç öldü, yazık oldu ama, ölümsüz."

Nazım Hikmet


Dokunma!
Ne yanımdan tutsan
Dağılırım dostum bu gece,
Konuşacak olsam;
Denizaşırı bir memlekete çıkar sesim
Kimseler sahiplenmez,
Kıyılar beni saklar.

 
Uzun yıllar öncesindendir yorgun ıslığım
Özgür martılarla buluşur ne dem,
Hasretim diner işte o zaman
İşte o zaman tamamlanır döngü,
Çiçek açar ellerim,
Çığlık çığlığa ağlarım.


Taze yapraklar gibidir gençliğim
Solup dağılacağı günlere yürür
Dökülsün istemem ,erguvan çiçekleri avuçlarıma
Beykoz'dan yolcularken otuz yedi’ye beni
Maziden arta kalanım

 
Yaşamaksa; Veli gibi olsun yaşamım
Doldurup hokkamı Boğaziçi'nden,
Bir parça kâğıtta kalmadan son şiirim
Hayatı olabildiğince solumalıyım.


 "Şüphesiz gelecektir beklenen ölüm"


Ölüm dedim de; Adam gibi,
Yani Nâzım gibi
Yüz yıl öncesinden aşk’la
"Yeşermek için memleket çocuklarının ellerinde",
Dokunmak için iki satır dudaklarına,
Saman sarısı kâğıtlara  şiirler yazarım.


Gün gelir, bir mecliste anılırsa adım
Birkaç satır benden okunsun
İşte o zaman tamamlanır bu döngü,
İşte o zaman bir martının kanadıdır otağım.

İlker PAMUKÇU
*Şiir Hayattır*

yok Kişi Yorumlamış *** Sizde Yorumlayın *** Kalıcı Bağlantı


25.4.2009 - Küçüğüm...

Anlamazsın sen
Anlayamazsın beni küçüğüm
Duyamazsın içimdeki sessiz çığlığı,
Sökemezsin bendeki hüznün zırhını
Zorlama!



Anlamazsın sen
Anlayamazsın beni küçüğüm
Zordur açmak kilitli kapıları
N’olur git ,
Binip git kuzey rüzgârlarına
Ağlama!



Hep gül olur mu?
Siyahım dokunmasın sana
Bir düş perisi gelip bu gece,
Yıldız tozu dökecek avuçlarına
Şaşırma!



İlker PAMUKÇU

1 Kişi Yorumlamış *** Sizde Yorumlayın *** Kalıcı Bağlantı


23.4.2009 - Aşk Siyahtır Aslında-III




“Yoksun ya,sabahı sabah ediyoruz yine birlikte
Hâlâ ölümüne sevdalılar sana,
Gözlerinden yakamoz toplamayı özleyen
Marmara’nın o küçük yelkovan kuşları.”




Gittiğin günden sonra
bir ben kaldım bu limanda
bir de, ateş böcekleri sol yanımda


Bitkin pervaneler misali,
kendime dönüp duruyorum
sessiz bir ayin edasıyla,
yokluğuna kuruyorum zamanı


Yan komşum bir berduş
…”İçer misin kardeş “ diyor her gece
uzanırken o soğuk, boyasız banka
elinde bir şişe Marmara şarabı


“İçmiyorum,
dudaklarından sonra hiçbir tada alışamadım”


Sızıyor, bitince rutin şarkısı
derin uykuya dalarken,
kesiliyor mırıldanmaları


Artık kadrolu oldu,
öğrendim Cemil’miş adı
yanık Cemil,
hoş, niye anlatıyorsam sana bunları..


Mütemadiyen tek başıma giydiriyorum
kız kulesi’nin o eşsiz gelinliğini,
maviyle danslarını izliyorum her gece,
öyle karşılıyorum ilk ışıkları


Çöpçüler de alıştı artık
martılardan sonra geliyorlar ekseri,
toplamak için can kırıklarımı

“Hoş, neden anlatıyorsam bunları sana,
şimdi İstanbul’da yağmur zamanı”


İlker PAMUKÇU
Nisan/09 İstanbul.
---Gittin / Oysa ben dudaklarında ölmeye dünden meyilliydim.***


yok Kişi Yorumlamış *** Sizde Yorumlayın *** Kalıcı Bağlantı


9.4.2009 - Öldürmez Ayrılık Seni



yok Kişi Yorumlamış *** Sizde Yorumlayın *** Kalıcı Bağlantı


7.4.2009 - Âmâ Cambaz ( Sin-II )


Yorgun suretimden dökülüyor sessizliğim
Âmâ bir cambazım ip üzerinde
Zihnim esrik rüzgârlara emanet
Tutunma çabasındayım senli düşlere

.../Ha düştüm ha düşeceğim

Yağmur ertesi kan kızılı gözlerim
Ellerim, kör bir boşluğun merkezinde
Anılara yürümeye çabalamak cinayet
Böyle anlarda her şey tekdüze

…/Ruhuma ağır geliyor bedenim

Şairler mezarlığı kisvesi cismim
Can kırığı kesiği imgelerimde
Bulmalı bu şafakla artık nihayet
Sükûnetin pervasız dili dizelerimde

.../Sen ertesi cümleler yetim.


* “…Bilir misin, ne kadar zordur, durmadan ölmek sen ertesinde?
Ve beklemek nafile bir doğumu, her sabah, farklı bir sinde…”

*Sin: Mezar

İlker PAMUKÇU

yok Kişi Yorumlamış *** Sizde Yorumlayın *** Kalıcı Bağlantı






Şiir paylaşımlarım


Image Hosted by ImageShack.us

***NAAŞ *** Orada öylece duruyordum
Önümden geçti naaş
Oysa hayaller kuruyordum
Yalınayak, çıplakbaş
Gittin!
Şimdi çok geç
Ardınsıra bir kalabalık bir telâş
İlker PAMUKÇU/07



Son Yazılarım

27.11.09 Kurban Byrm. 1.gün hatırası işyeri ofis
Kendi Sesimden Şiir
Seni Seviyorum Kadınım
Kızıl Kin
Padişahım Çok Yaşa!(Büyüklere Masallar-II-)
Aptal Prens(Büyüklere Masallar-I-)
Küçük Tanrıçaların Vedası
Edeb Ya Hu!
Ağır Aksak Semai
Kulplu Beygir *Hicviye*
Üç maymun *Muhatabına*
Boğazınıza Dursun
Kelime-i Şehadet
Rüzgâr Gülü
Lal Kesiği
Pendik Kültür Sanat Derneği Sezon Gösterisi*İlknur'un Keman
Şiir/sizsiniz
Randevuevi
Yekûn
Aşk Siyahtır Aslında-IV
Şiirlerim Var Bir Simit Parasına
Eros’un Okları
Yaşam Üzerine
İnsan Biriktirmek Gerek
Mardin’in Solgun Gülleri

<%RecentEntryTitle%>


*Despina * Dağların Asi Maralı*

Gri’ye çalarken silüeti şehrin
İşte yanaştı son şehir hatları vapuru da
Gün dönüyor sessiz sedasız
Burgaz Ada’nın açıklarında
Sen dönmüyorsun

Ne çok inanmıştım oysa
Ardın sıra bakakaldığım bu rıhtımda
Ayrılmamak üzere tekrar kavuşacağımıza
Umudum kalmadı

Ah Despina!
Dağların nazlı maralı
Göçmen kuş misali yüreğim
Sana doğru bu zorlu yolculuğunda

Tanıdığın o adamdan eser kalmadı
Yalnızlığın gür memeleri emziriyor zihnimi
Bütün şarkılar hüzzam geliyor
Keder son günlerde daima raksta

Duy sesimi,
Ölüler ne kadar konuşursa
O kadar duy!
Gözlerime mil diye geceyi çekiyorlar
Ruhum dayanılması zor bir azapta
İlker PAMUKÇU/08

Bağlantılar

ANASAYFA
Kim Bu Şair
BÜTÜN ARŞİVİM(792 paylaşım)
DOSTLAR
ilkerpamukcu@hotmail.com

BLOGGER İLKER
*ANTOLOJİ
*CEBİMDEKİ KELİMELER
*ŞİİRKOLİK*
*BİR DEMET HÜZÜN*
*EDEBİYATCIM*
*MERİHLİ*
*EDİPLER KAHVESİ*
*DUYGU YANSIMALARI*
*ŞİİR VİZYON*
*YAZIMHANE*
*ŞİİR YOLCULARI*
*ŞİİR EVRENİ*
*EDEBİK*
*CEPSANAT*
*EDEBİYAT DÜNYASI*
*TSM RADYO CANLI*
*UMUT YOLCUSU*
*CANCAZIM*
*MAHŞER-İ CÜMBÜŞ*
*ORHAN VELİ KANIK*
*RADYO HASAT*
*SOFO*
*KALEM SESİM*

Arkadaşlarım

zeze
hussoloji
Bengisu Akbulut
ismail
ahmetkocadogan
yunus
nymphia
ilkay
yusufesen
prens tenes
nurdane diken
crasher
selmaerdeviren
gonulhadimli
dinoege
shekkercik
turkiyem
cinskediguzel
geda
suzidil
denizkumu
ebru974
kulkedisi
yuvanazz
dungeon dungeon

<%FriendUsername%>



Web Counter

Web Counter